KONULAR - hasanulusoy

İçeriğe git

Ana menü:

KONULAR
DOMATES
Domates Latince ismi, Lycopersion esculentum olan yaprakları tüylü, çiçekleri salkım gibi olan patlıcangiller den meyvesi de yenebilen bir türüdür. Ana vatanı Orta Amerika ve Güney Amerikadır. 1-3 metre boya sahip olabilen domates bitkisinin hafif ve odunsu bir gövdesi bulunmaktadır. Yaprak uzunluğu, 10-25 cm  olan yapraklarının ise üzerinde 5-9 yaprakçık bulunur. Yaprakları tüylüdür. 1-2 cm uzunluğunda ve genellik ile sarı olan domates çiçekleri bir sap üzerinde 3-12 adet kadardır. Genellikle kırmızı renkli, yenilebilen meyvesi yabani bitkilerde 1-2 cm çapında iken, kültür bitkilerinde daha büyük olmaktadır. Bol vitaminli ve yemeklerde bolca kullanılan bir sebzedir. 150 ye yakın  çeşidi bulunmaktadır. Çiğ olarak (salata halinde), yahut yemeklere katılarak tüketilir. Ayrıca yazdan suyu sıkılıp salçası yapılarak saklanabilir, böylece kışın da yemeklere konmak imkanı sağlanmış olmaktadır. Memleketimizde sırık domatesi ve yer domatesi olmak üzere başlıca iki çeşidi bulunmaktadır. Sırık domatesi, yuvarlak ve sert, yer domatesi ise daha dilimli olur. Domates şekil, renk, kullanma durumuna göre veya kültür çeşidine göre farklılık göstermektedirler. Taze tüketim için orta büyüklükte yuvarlak, parlak ve çok iyi renk almış domatesler tercih edilmektedir. Su ve salça çıkartılması için çok sayıda, küçük  tohumlar, aynı zamanda çekirdekleri ufak çeşitler yetiştirilmektedir. Domates, daha ılık ve sıcak iklimleri sever. Yaz mevsimi güneşi bol ve sıcak geçen bölgelerde, meyveleri şekerli tadı ile, renkleri koyu kırmızı ve pek lezzetli olup, soğuk havaya dayanamazlar. Geçirgen toprağın olmasını ister. Tınlı-kumlu, tınlı-kireçli, veya tınlı topraklarda iyi yetişmektedir.
Domates Ekimi yapılırken metrekareye 5-6 gr tohum gelecek şekilde sıra şeklinde yada serpme olarak yapılmaktadır. 250-400 bin adet tohumu yaklaşık olarak 1 kg gelebilmektedir. Ekimden sonra tohumların üzeri 1 cm yi bulacak kadar, kalınlıkta olacak şekilde harç ile örtülür ve hafifçe bastırılarak süzgeçli kovalar ile tohumların bulunduğu kısma inecek kadar çimlenme suyu verilmektedir.Yer domatesi için sıra arası 140-150 cm, sıra üzeri ise 40-50 cm, sırık domateslerde ise sıra arası 75-80 cm, sıra üzeri 40-50 cm olabilecek şekilde dikim yerleri hazırlanmalıdır. Domatesin içerisinde, C vitamini, A vitamini, folik asidin ve  potasyumun bulunduğu birçok faydalı madde içermektedir. C vitamini vücutta antioksidan görevi görüp, A vitamini bağışıklık sistemi, cilt dokularının canlı kalması ve göz için gerekli olmaktadır. Folik asit kan yapımında, sinir sistemi hastalıklarında ve pek çok metabolik rahatsızlıklarda önemli destekler sağlamaktadır. Potasyum, sağlıklı bir gelişim ve büyüme için gerekli bir diğer maddedir, ayrıca kalp sağlığı açısından büyük önem taşır.



SARIMSAK
(Allium sativum), Alliaceae familyasına dahil olan, Allium cinsinden bir soğanlı bitki türü. 25–100 cm yüksekliğe kadar boy atar. Yapraklarında, saplarında ve toprak altındaki soğanında kokulu bir yağ bulunur.
Sarımsak yıllık bir bitkidir. Soğan, yabani soğan, zambak ve pırasa ile akraba olan sarımsak doğada yabani ortamda yetişmez. Tarih boyunca bir kültür bitkisi olduğu, olasılıkla güneybatı Asya'da doğada yetişen Allium longicuspis türünden türetilmiş olduğu düşünülmektedir.
Sıklıkla "sarmısak" olarak da anılan sarımsağın en iyi kaliteye sahip olanı, germanyum ve selenyum bakımından zengin topraklarda yetişir.
Türkiye'de sarımsak üretiminin en yoğun yapıldığı yer Kastamonu ilinin Taşköprü ilçesidir. Raf ömrü uzun tadı ve kokusu keskindir. Taşköprü sarımsağı başka yerlerde de yetiştirilmek istenmiş maalesef Taşköprü toprağında yetişen sarımsağın kokusu ve tadı alınamamıştır. Burada yetişen sarımsakların büyük kısmı ilaç fabrikalarına antibiyotik imalatı için verilmektedir. Raf ömrü çok uzun olan Taşköprü sarımsağı bir yıl süreyle soğuk hava depolarına ihtiyaç duyulmaksızın saklanabilmektedir.
İçeriği
Sarımsak başında % 84.09 su, %13.38 organik madde, %1.53 inorganik madde içerir. İçeriğinde ayrıca, 33 çeşitkükürt bileşiği, 17 çeşit aminoasit (bunlara vücut tarafından doğrudan sentezlenmeyip, gıdalarla alınması gereken aminoasitlerin tümü dahildir), germanyum, çinko, A, B1 ve C vitaminleri bulunmaktadır.
Şifa özellikleri
Sarımsağın, çiğ halde veya yağının, mikroorganizmalar üzerine antibiyotik etkiye sahip olduğu, antiviral, antifungal, antiprotozoon, antiparazitik ve antibakteriyal özellikleri üzerinde durulmaktadır. Bunun yanı sıra antiseptik işlevi, grip, nezle, ses kısıklığı, astım rahatsızlıklarına,bademcik, romatizma ve eklem enfeksiyonlarına, öksürük ve bronşite iyi geldiği ön plana çıkarılmaktadır. Terletici etkisi nedeniyle ateş düşürülmesine yardımcı olur.
Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirici ve hücre koruyucu etkisini destekler bazı bilimsel bulgular mevcuttur. Bu etkinin HIV virüsü ve menenjit ile mücadeleye yansıtıldığı tecrübeler gerçekleştirilmiştir. Ayrıca kardiyovaskülersistemi güçlendirmesi, bunun da serum kolesterol seviyeleri ve trigliserit oranları üzerinde etkisi sözkonusudur.Trombositlerin damar içinde pıhtılaşmasını engelleyici etkisiyle, damar tıkanıklıklarından kaynaklanan rahatsızlıklara karşı rol oynar. Sarımsak ayrıca tansiyonu ve kan şekerini de dengeleyicidir.
Sarımsak, tansiyon düşürücü olarak bilinir ve tavsiye edilir.
Belirtilen etki alanlarının uzman tıbbi görüş ve gözetimden kopukluk içine düşülmeksizin değerlendirilmesi ile, sağlığa çok çeşitli yararları bulunan bir bitkidir.
Yemek malzemesi
Sarımsak içindeki allisin bileşiğinden kaynaklanan özgün ve ağır bir kokuya sahiptir. Bu koku pişirme ile kısmen giderilebilir. Kokusu giderilmiş olan sarımsak yağı, tozu veya kapsülleri de piyasada mevcuttur.
Yan etkileri
Sarımsağın aşırı tüketiminin bazı yan etkileri olabilir. Sarımsağın yapısında yüksek oranda kükürt bileşikleri bulunması bir takım alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Ayrıca, aşırı miktarlarda çiğ sarımsak tüketimi, sindirim sırasında bağırsak gazlarına ve bağırsak mukozasındaki normal floranın zarar görmesine de neden olabilir.


TARÇIN

Tarçın (Cinnamomum), defnegiller familyasından Anavatanı Güney ve Güneydoğu Asya olan, yaprak dökmeyen aromatik kokulu ağaç cinsidir.
Tarçının bilimsel adındaki cins adı olan "Cinnamomum", Yunanca'daki "kinnamomum" sözcüğünden gelir. İnsanlık tarihinin en eski baharatlarından biridir. M.Ö. 3000 Çinliler tarafından kullanılıyordu. Avrupa'da 16.'dan 18.yy'a kadar en değerli ve pahalı baharatlardan biri sayılıyordu. Ünlü tüccar Anton Fugger 1530'da İmparator V. Karl'ın borç senetlerini onun gözleri önünde tarçın baharat çubuklarından oluşan bir ateşle yakmış, böylece kendi zenginliğini kanıtlamıştır. Türkçe'ye tarçın kelimesi. Farsça dilinden geçmiştir. Dar-ı Cin veya Dar-ı Çin (Çin ağacı)
Esasen ağacın kurtulmuş kabukları kullanılır. Kabukların dış kısmında mantar tabakası bulunur ve grimsi renklidir. Tarçın baharatı, ağacının gövde ve dal kabuklarının dış kısmı sıyrıldıktan sonra kalan iç kabuğun kurtulup öğütülmesi ile elde edilir. Ayrıca kabuklarının iç içe konularak rulo gibi kıvrılması ile de çubuk tarçın elde edilir. Kokusu kuvvetli, keskin ve uzun süreli, tadı tatlımsı ve yakıcıdır. Tanen ve uçucu yağ taşır. Baharat olarak kullanılır. Meyveleri de baharlı, lezzetli ve tarçın kokuludur, tarçın yerine kullanılır. Tatlılara, özellikle de sütlü tatlılara çeşni olarak katılır. Kahve, çikolata ve meyve soslarında, içeceklerde de yaygın olarak kullanılır. Mutfakta kullanılışı kuzu eti, tas kebabı, domuz rostosu, çeşitli soslar, sütlü ve pirinçli tatlılar, çikolatalı kekler, tartlar, punç, sıcak şarap, çay vb.



MAHLEP
Mahlep nedir? Mahlep’in faydaları nelerdir? Mahlep nasıl elde edilir? Mahlep nerelerde ve nasıl kullanılır? Kısacası mahlep hakkında önemli bilgileri bu yazımızda bulabilirsiniz.
Gülgiller ailesinden olan mahlep  boyu 10 metreye kadar yükselebilen beyaz çiçekleri

olan mahlep ağacından elde edilen kiraz ağacına benzeyen yabani kiraz olarak da bilinen bir meyvedir. Mahlep tohumu ise mahlep ağacının olgun meyvelerinden elde edilir. Güneşte kurutulan mahlep tohumlarının öğütülüp elenmesi toz haline getirilir. Meyveleri serttir. Kiraz çekirdeklerine benzer. Mahlep ağacı haziran ayında meyve vermeye başlar. Mahlep ağacının diğer bir ismi ise idris ağacıdır.
Osmanlı döneminde oldukça  çok kullanılan Mahlep tohumlarının öğütülmesi ile elde edilen mahlep tozu genelde tatlı ve kurabiyeler de hamur işlerinde kullanılan bir baharattır. Kullanıldığı yemeğe, kurabiyeye hoş bir koku verir.
Mahlep sadece hamur işlerinde kullanılmıyor elbette bunun dışında ilaç, içki, gıda ve kozmetik sanayisinde kullanılmaktadır.
Mahlep nedir? Bunu öğrendikten sonra mahlep ile ilgili en çok merak edilen diğer bir konu ise mahlepin faydaları olmaktadır.
Mahlep kan şekerinin düşürücü etkisi olduğu bilinen bunun için yaygın olarak kullanılan kan şekerini düşürmeye yardımcı bir baharattır. Bunun için ise aç karna su ile birlikte gün içinde 2-3 kahve kaşığı mahlep tozu içilebilir.
Vücuda güç kuvvet verici bir etkisi  bulunur. Kuvvet verici ve cinsel gücü artırıcı olarak toz haline getirilen mahlep balla karıştırılıp 3 tatlı kaşığı yenebilir.
Ağrı kesici ağrının azalmasında yardımcı olabilir.
Nefes darlığına iyi geldiği bilinmektedir. Balgam söktürücüdür.
Hazımsızlığa karşı faydalıdır.
Prostat büyümesi ve prostat şikayetlerinin azalmasında yardımcı rol oynar.
Görüldüğü gibi mahlepin sağlığımız için bir çok olumlu etkisi ve  faydaları bulunuyor. Ülkemizde ne yazık ki gün geçtikçe azalan mahlep  umarım değeri yeniden anlaşılarak mahlep yetiştiriciliğine önem verilir.
İdris ağacı yada diğer ismi ile mahlep ağacı Doğu ve Akdeniz ülkelerinde yaygın olarak bulunan ülkemizde ise Tokat, Amasya ve Çorum çevresinde yetiştirilen bir ağaçtır.


 
Copyright 2015. All rights reserved.
İçeriğe dön | Ana menüye dön